Ana içeriğe atla

4.YAZIM KURALLARI

“De”nin Yazımı

1.Hâl eki olan “-de”
Ek olduğu için isimlerin sonuna bitişik yazılır. Cümleden çıkartılamaz.

Örnek:
– Toplantıda bu konuyu tartıştık.

– Evde bizi beklediğini söyledi.
Hâl eki olan “-de” sertleşmeye uğrayıp “–te,–ta” olabilir.

Örnek:
– Sınıfta, Çiçekte…
2.Bağlaç olan “de”
Sözcük değeri taşıdığı için ayrı yazılır. Cümle- den çıkartılınca cümlenin anlamı daralsa bile bozulmaya uğramaz.

Örnek:
– Sen de beni gördün mü?

– Bu kitabı daha önce de okudum.
Bağlaç olan “de” sertleşmeye uğramaz, “ta, te” şekli yoktur.

Örnek:
– Kutlama için çiçek de aldım.

– Yanına kitap da almış.

                 "Kİ"NİN YAZIMI

1. Sıfat yapan “–ki”
Ek olduğu için sözcüğe bitişik yazılır. Bir ismin yerini veya zamanını gösteren bir sıfat türetir.

Örnek:

Karşıdaki evi yıkmışlar.

Evdeki hesap çarşıya uymaz.

2. Zamir yapan “-ki”
Ek olduğu için kelimeye bitişik yazılır. İsim tam- lamasında tamlananların yerini tutar.

Örnek:
– Ayşe’nin elbisesi daha güzelmiş.

– Ayşe’ninki daha güzelmiş.

3. Bağlaç olan “ki”
Sözcük değeri taşıdığı için ayrı yazılır.

Örnek:
– Buraya geldim ki seni göreyim.
– Varsayalım ki sınıfı geçtin.

“ki” kalıplaşmış bazı bağlaçlarda bitişik yazılır.

Örnek:
hâlbuki, çünkü, oysaki, mademki,meğerki

Ek olan “-ki”, yani sıfat veya zamir türeten “–ki” ünlü uyumlarına uymaz. Ünlüsü kalınlaşmaz veya yuvarlaklaşmaz.

Örnek:
– Duvardaki boyaları kazımak için çok uğraştık.

– Akşamki hüzün yeni yeni geçiyordu



“Mi”nin Yazımı

“Mi”nin soru eki kendinden önceki sözcükten ayrı yazılır. Kendisinden önceki sözcüğün son ünlüsüne uyarak “mı, mu, mü” şekillerine girer.

Örnek:
– Baban Ankara’dan geldi mi?

– Akşamları erken mi yatarsın?
Kendisinden sonra gelirse, bu ekler “mi” ye bitişik yazılır.

Örnek: Masadaki kitapları getirir misin?

“mi” soru anlamının dışında da kullanılırsa ayrı yazılır.

Örnek:
– Bahar geldi mi içim açılır. (zaman)

– Güzel mi güzel bir filmdi. (pekiştirme)

– Düzenli çalıştın mı başarırsın. (koşul)

– Birden onu karşımda görmeyeyim mi? (şaşırma)

– Masadaki kitabı verir misin? (rica)


Bu blogdaki popüler yayınlar

Geciş ve Bağlantı İfadeleri

Farklı Düşünmeye Yönlendiren İfadeler Konuşmalarımızda ve yazılarımızda kimi zaman aynı cümle içinde farklı düşüncelere yer veririz. Böyle durumlarda bir düşünceden diğerine geçerken düşüncenin farklılaştığını, değiştiğini bildirmemize yarayan bazı ifadeler kullanırız. Bu tür ifadeler,  geçiş ve bağlantı ifadeleri  veya  düşüncenin yönünü değiştiren sözcükler  olarak da adlandırılmaktadır. Düşüncenin yönünü değiştiren ifadeler , iki düşünce arasında olumludan olumsuz düşünceye veya olumsuzdan olumlu düşünceye geçişi sağlar. Türkçemizde düşüncenin yönünü değiştiren,  farklı düşünmeye yönlendiren ifadeler  şunlardır:  “ama, fakat, lakin, yalnız, ancak, oysaki, ne var ki, halbuki, buna rağmen, yine de” Örnek(ler) »  Türkçe dersini çok seviyorum  ama  bazı konuları anlamakta zorlanıyorum. »  Benden özür dilemesine  rağmen  halen aynı hatayı yapıyor. Destekleyici ve Açıklayıcı İfadeler Daha önce ifade ettiğimiz düşünceyi destek...

Soru İşareti ( ? ) 1. Soru eki veya sözü içeren cümle veya sözlerin sonuna konur: Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı? (Faruk Nafiz Çamlıbel) Atatürk bana sordu:— Yeni yazıyı tatbik etmek için ne düşündünüz? (Falih Rıfkı Atay) 2. Soru bildiren ancak soru eki veya sözü içermeyen cümlelerin sonuna konur:Gümrükteki memur başını kaldırdı: — Adınız?3. Bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için kullanılır: Yunus Emre (1240 ?-1320), (Doğum yeri: ?) vb.1496 (?) yılında doğan Fuzuli… UYARI: Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona konur: Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?

Eş Sesli Sözcükler

Eş Sesli (Sesteş) Kelimeler Yazılış ve okunuşları aynı olan; ama anlamları birbirinden farklı olan sözcüklere  eş sesli (sesteş) sözcükler  denir. Bunlar yalın hâlde olabildikleri gibi ek almış hâlde de olabilirler Örnek Yol »  Bu  yolu  takip etmemiz gerek. (yol: Bir yerden bir yere ulaşmak için üzerinde yürüdüğümüz yer)  »  Kardeşimle birlikte bahçedeki otları  yolduk . (yolmak: Çekip koparmak) Yüz »  Yüzü bana dönüktü. (yüz: Çehre, surat, sima) »  Düğününe  yüz  kişi gelmiş. (yüz: Doksan dokuzdan sonra gelen sayı) »  Kıyıda iki çocuk  yüzüyordu . (yüzmek: Suda ilerlemek) »  Koyunun derisini  yüzdüler . (yüzmek: Derisini çıkarmak, soymak)