Ana içeriğe atla

5. SÖZCÜKTE ANLAM

Sözcük: İnsanlar arasındaki iletişimi sağlayan dilin anlamlı en küçük parçasına sözcük (kelime) denir. Sözcükler herhangi bir varlığı, kavramı ya da eylemi karşılayabilir.

1. Gerçek (Temel) Anlam

Bir sözcüğün aklımıza gelen ilk anlamıdır.

Örnek:

“Soğuk” sözcüğünün akla gelen ilk anlamı “ısısı düşük” anlamıdır.

  • Şubat ayında soğuk hava çocukları hasta etti.

2. Mecaz (Değişmece) Anlam

Bir sözcüğün, gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak cümle içinde kazandığı yeni anlamdır.

Örnek:

  • Okul müdürü oldukça sert biriydi.
  • Rakip takımı sahadan sildik .

3. Terim Anlam

Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan sözcüktür.

Örnek:

  • Söyleyeceğimiz şarkının beste sahibi şu an aramızdadır.

“beste” sözcüğü müzik alanına ait bir terimdir.

  • Futbolcular hakemin penaltı kararına itiraz etti.

“Penaltı” spor alanında kullanılan bir terimdir.

 4. Çok Anlamlılık

Bir sözcüğün birden çok anlamı ifade edecek şekilde kullanılmasına çok anlamlılık denir.

Örnek:

Düşmek:

  • Çocuk ağaçtan düştü.. (Dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek)
  • Dağlara kar düştü. (Yağmak)
  • İşçilerin maaşı düştü. (Eksilmek)
  • Bu işin üstüne çok düştü ve başarılı oldu.( Aşırı ilgi veya sevgi göstermek)

Çevirmek:

 Başını çevirip adama doğru baktı. (Bir şeyin yönünü çevirmek)

  • Çocuk sadece kitabının yapraklarını çeviriyordu. (Öteki yüzünü görünür duruma getirmek)
  • İşim acele olunca hemen bir taksi çevirdim. (Durdurmak)

  •   5. Genel ve Özel Anlamlı Sözcükler

Söylenişte tekil olmasına rağmen anlamca geniş kapsamlı olan sözcüklere genel anlamlı sözcükler; anlamca daha dar kapsamlı olan, o türün sadece bir ya da birkaç örneğine işaret edecek şekilde kullanılan sözcüklere ise özel anlamlı sözcükler denir.

Genelden Özele Sıralama
Varlık – Canlı – Hayvan – Böcek – Karınca Özelden Genele SıralamaKarınca – Böcek – Hayvan – Canlı – Varlık
 

Uyarı:

Bir sözcük cümledeki kullanımına göre özel veya genel anlamlı olabilir.

  • Doğada kuşlar özgürce uçar.

Herhangi bir kuş kastedildiği için “kuş” sözcüğü genel anlamda kullanılmıştır.


  • Ağaçtaki kuş çok tatlı ötüyor.

Kastedilen kuş, belli bir kuştur; bu yüzden “kuş” sözcüğü özel anlamda kullanılmıştır

Bu blogdaki popüler yayınlar

Geciş ve Bağlantı İfadeleri

Farklı Düşünmeye Yönlendiren İfadeler Konuşmalarımızda ve yazılarımızda kimi zaman aynı cümle içinde farklı düşüncelere yer veririz. Böyle durumlarda bir düşünceden diğerine geçerken düşüncenin farklılaştığını, değiştiğini bildirmemize yarayan bazı ifadeler kullanırız. Bu tür ifadeler,  geçiş ve bağlantı ifadeleri  veya  düşüncenin yönünü değiştiren sözcükler  olarak da adlandırılmaktadır. Düşüncenin yönünü değiştiren ifadeler , iki düşünce arasında olumludan olumsuz düşünceye veya olumsuzdan olumlu düşünceye geçişi sağlar. Türkçemizde düşüncenin yönünü değiştiren,  farklı düşünmeye yönlendiren ifadeler  şunlardır:  “ama, fakat, lakin, yalnız, ancak, oysaki, ne var ki, halbuki, buna rağmen, yine de” Örnek(ler) »  Türkçe dersini çok seviyorum  ama  bazı konuları anlamakta zorlanıyorum. »  Benden özür dilemesine  rağmen  halen aynı hatayı yapıyor. Destekleyici ve Açıklayıcı İfadeler Daha önce ifade ettiğimiz düşünceyi destek...

Soru İşareti ( ? ) 1. Soru eki veya sözü içeren cümle veya sözlerin sonuna konur: Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı? (Faruk Nafiz Çamlıbel) Atatürk bana sordu:— Yeni yazıyı tatbik etmek için ne düşündünüz? (Falih Rıfkı Atay) 2. Soru bildiren ancak soru eki veya sözü içermeyen cümlelerin sonuna konur:Gümrükteki memur başını kaldırdı: — Adınız?3. Bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için kullanılır: Yunus Emre (1240 ?-1320), (Doğum yeri: ?) vb.1496 (?) yılında doğan Fuzuli… UYARI: Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona konur: Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?

Eş Sesli Sözcükler

Eş Sesli (Sesteş) Kelimeler Yazılış ve okunuşları aynı olan; ama anlamları birbirinden farklı olan sözcüklere  eş sesli (sesteş) sözcükler  denir. Bunlar yalın hâlde olabildikleri gibi ek almış hâlde de olabilirler Örnek Yol »  Bu  yolu  takip etmemiz gerek. (yol: Bir yerden bir yere ulaşmak için üzerinde yürüdüğümüz yer)  »  Kardeşimle birlikte bahçedeki otları  yolduk . (yolmak: Çekip koparmak) Yüz »  Yüzü bana dönüktü. (yüz: Çehre, surat, sima) »  Düğününe  yüz  kişi gelmiş. (yüz: Doksan dokuzdan sonra gelen sayı) »  Kıyıda iki çocuk  yüzüyordu . (yüzmek: Suda ilerlemek) »  Koyunun derisini  yüzdüler . (yüzmek: Derisini çıkarmak, soymak)