Ana içeriğe atla

Kesme İşaretinin Kullanıldığı Yerler

Kesme İşareti ( ’ )

  1. Özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır: Kurtuluş Savaşı’nı, Atatürk’üm, Türkiye’mizin, Fatih Sultan Mehmet’e

1919 senesi Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. (Atatatürk)

UYARI: Sonunda 3. teklik kişi iyelik eki olan özel ada, bu ek dışında başka bir iyelik eki getirildiğinde kesme işareti konmaz: Boğaz Köprümüzün güzelliği, Amik Ovamızın bitki örtüsü, Kuşadamızdaki liman vb.

UYARI: Kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve iş yeri adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: 

Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türk Dil Kurumundan

UYARI: Başbakanlık, Rektörlük vb. sözler, ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde Başbakanlığa, Rektörlüğe vb. biçimlerde yazılır.

UYARI: Özel adlara getirilen yapım ekleri, çokluk eki ve bunlardan sonra gelen diğer ekler kesmeyle ayrılmaz:

 Türklük, Türkçülük, Türkçe, Müslümanlık, Hristiyanlık

UYARI:

1.Kişi adlarından sonra gelen saygı ve unvan sözlerine getirilen ekleri ayırmak için konur: Nihat Bey’e, Ayşe Hanım’dan

  1. Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için konur: TBMM’nin, TDK’nin, BM’de, ABD’de, TV’ye vb.
  2. Sayılara getirilen ekleri ayırmak için konur: 1985’te, 8’inci madde, 2’nci kat; 7,65’lik, 9,65’lik, 657’yle vb.
  3. Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adlarına gelen ekleri ayırmak için konur: Başvurular 17 Aralık’a kadar sürecektir. Yabancı Sözlere Karşılıklar Kılavuzu’nun veri tabanının genel ağda hizmete sunulduğu gün olan 12 Temmuz 2010 Pazartesi’nin TDK için önemi büyüktür.
  4. Seslerin ölçü ve söyleyiş gereği düştüğünü göstermek için kullanılır:

Güzelliğin on par’etmez

Bu bendeki aşk olmasa (Âşık Veysel)

  1. Bir ek veya harften sonra gelen ekleri ayırmak için konur: a’dan z’ye kadar, Türkçede -lık’la yapılmış sözler.

 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Geciş ve Bağlantı İfadeleri

Farklı Düşünmeye Yönlendiren İfadeler Konuşmalarımızda ve yazılarımızda kimi zaman aynı cümle içinde farklı düşüncelere yer veririz. Böyle durumlarda bir düşünceden diğerine geçerken düşüncenin farklılaştığını, değiştiğini bildirmemize yarayan bazı ifadeler kullanırız. Bu tür ifadeler,  geçiş ve bağlantı ifadeleri  veya  düşüncenin yönünü değiştiren sözcükler  olarak da adlandırılmaktadır. Düşüncenin yönünü değiştiren ifadeler , iki düşünce arasında olumludan olumsuz düşünceye veya olumsuzdan olumlu düşünceye geçişi sağlar. Türkçemizde düşüncenin yönünü değiştiren,  farklı düşünmeye yönlendiren ifadeler  şunlardır:  “ama, fakat, lakin, yalnız, ancak, oysaki, ne var ki, halbuki, buna rağmen, yine de” Örnek(ler) »  Türkçe dersini çok seviyorum  ama  bazı konuları anlamakta zorlanıyorum. »  Benden özür dilemesine  rağmen  halen aynı hatayı yapıyor. Destekleyici ve Açıklayıcı İfadeler Daha önce ifade ettiğimiz düşünceyi destek...

Soru İşareti ( ? ) 1. Soru eki veya sözü içeren cümle veya sözlerin sonuna konur: Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı? (Faruk Nafiz Çamlıbel) Atatürk bana sordu:— Yeni yazıyı tatbik etmek için ne düşündünüz? (Falih Rıfkı Atay) 2. Soru bildiren ancak soru eki veya sözü içermeyen cümlelerin sonuna konur:Gümrükteki memur başını kaldırdı: — Adınız?3. Bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için kullanılır: Yunus Emre (1240 ?-1320), (Doğum yeri: ?) vb.1496 (?) yılında doğan Fuzuli… UYARI: Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona konur: Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?

Eş Sesli Sözcükler

Eş Sesli (Sesteş) Kelimeler Yazılış ve okunuşları aynı olan; ama anlamları birbirinden farklı olan sözcüklere  eş sesli (sesteş) sözcükler  denir. Bunlar yalın hâlde olabildikleri gibi ek almış hâlde de olabilirler Örnek Yol »  Bu  yolu  takip etmemiz gerek. (yol: Bir yerden bir yere ulaşmak için üzerinde yürüdüğümüz yer)  »  Kardeşimle birlikte bahçedeki otları  yolduk . (yolmak: Çekip koparmak) Yüz »  Yüzü bana dönüktü. (yüz: Çehre, surat, sima) »  Düğününe  yüz  kişi gelmiş. (yüz: Doksan dokuzdan sonra gelen sayı) »  Kıyıda iki çocuk  yüzüyordu . (yüzmek: Suda ilerlemek) »  Koyunun derisini  yüzdüler . (yüzmek: Derisini çıkarmak, soymak)