Ana içeriğe atla

Dilekçe Yazım Kuralları

Kişi ya da resmi kurumlara dilek ve isteklerimizi belirtmek amacıyla yazılmış kısa mektuplara dilekçe denir.

    Dilekçe yazarken kırmızı kalem ya da kurşun kalem kullanmamalıyız. Dilekçe yazarken tükenmez kalem ya da dolma kalem kullanmalıyız.

    Dilekçenin altına tarihini , adımızı ve soyadımızı mutlaka yazmalı ve imzamızı atmalıyız .

  1. Dilekçe, temiz ve düzgün bir kâğıda, daktilo ya da bilgisayarla veya siyah ya da mavi mürekkepli bir kalemle yazılır.
  2. Dilekçenin verileceği makamın adı ve yeri, kâğıda ortalanarak yazılır. Makam ve yer adları iki şekilde yazılabilir:
    • Makam ve yer adını oluşturan kelimelerin tamamı büyük harfle yazılır.
    • Makam ve yer adında yer alan her kelimenin sadece ilk harfi büyük yazılır.
  3. Dilekçe metni, makam ve yer adı yazıldıktan sonra, satırbaşı yapılarak yazılmaya başlanır ve şu tür ifadelerden biriyle tamamlanır:
    • Gereğini (saygılarımla) arz ederim.
    • Durumu bilgilerinize (saygılarımla) arz ederim.
    • Gereğini bilgilerinize (saygılarımla) arz ederim.
    • Gereğinin yapılmasını bilgilerinize (saygılarımla) arz ederim.
  4. Dilekçe metni yazıldıktan sonra sağ alt köşeye imza atılır. İmzanın altına dilekçe sahibinin adı ve soyadı yazılır.
  5. Dilekçenin verildiği tarih ya sağ üst köşeye ya da sağ alt köşeye (imzanın üstüne) yazılır.
  6. Dilekçe sahibinin açık adresi, ad ve soyadın hizasının biraz aşağısına gelecek biçimde sol alt köşeye yazılır.
  7. Bazı dilekçelerde ek belgeler bulunabilir. Bu durumda adresin yazıldığı bölümün altında EKLER bölümü bulunmalıdır. Ek belgelerin numaralandırılmış olması ve içeriklerinin EKLER yazısının altında belirtilmesi gerekir.
  8. Bazı dilekçeler, dilekçenin sunulacağı makam tarafından matbu (basılı) evrak hâline getirilmiştir. Bu durumda dilekçe vermek isteyen kişi, kurumdan alacağı bu dilekçede boş bırakılan yerleri doldurarak dilekçesini verir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Geciş ve Bağlantı İfadeleri

Farklı Düşünmeye Yönlendiren İfadeler Konuşmalarımızda ve yazılarımızda kimi zaman aynı cümle içinde farklı düşüncelere yer veririz. Böyle durumlarda bir düşünceden diğerine geçerken düşüncenin farklılaştığını, değiştiğini bildirmemize yarayan bazı ifadeler kullanırız. Bu tür ifadeler,  geçiş ve bağlantı ifadeleri  veya  düşüncenin yönünü değiştiren sözcükler  olarak da adlandırılmaktadır. Düşüncenin yönünü değiştiren ifadeler , iki düşünce arasında olumludan olumsuz düşünceye veya olumsuzdan olumlu düşünceye geçişi sağlar. Türkçemizde düşüncenin yönünü değiştiren,  farklı düşünmeye yönlendiren ifadeler  şunlardır:  “ama, fakat, lakin, yalnız, ancak, oysaki, ne var ki, halbuki, buna rağmen, yine de” Örnek(ler) »  Türkçe dersini çok seviyorum  ama  bazı konuları anlamakta zorlanıyorum. »  Benden özür dilemesine  rağmen  halen aynı hatayı yapıyor. Destekleyici ve Açıklayıcı İfadeler Daha önce ifade ettiğimiz düşünceyi destek...

Soru İşareti ( ? ) 1. Soru eki veya sözü içeren cümle veya sözlerin sonuna konur: Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı? (Faruk Nafiz Çamlıbel) Atatürk bana sordu:— Yeni yazıyı tatbik etmek için ne düşündünüz? (Falih Rıfkı Atay) 2. Soru bildiren ancak soru eki veya sözü içermeyen cümlelerin sonuna konur:Gümrükteki memur başını kaldırdı: — Adınız?3. Bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için kullanılır: Yunus Emre (1240 ?-1320), (Doğum yeri: ?) vb.1496 (?) yılında doğan Fuzuli… UYARI: Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona konur: Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?

Eş Sesli Sözcükler

Eş Sesli (Sesteş) Kelimeler Yazılış ve okunuşları aynı olan; ama anlamları birbirinden farklı olan sözcüklere  eş sesli (sesteş) sözcükler  denir. Bunlar yalın hâlde olabildikleri gibi ek almış hâlde de olabilirler Örnek Yol »  Bu  yolu  takip etmemiz gerek. (yol: Bir yerden bir yere ulaşmak için üzerinde yürüdüğümüz yer)  »  Kardeşimle birlikte bahçedeki otları  yolduk . (yolmak: Çekip koparmak) Yüz »  Yüzü bana dönüktü. (yüz: Çehre, surat, sima) »  Düğününe  yüz  kişi gelmiş. (yüz: Doksan dokuzdan sonra gelen sayı) »  Kıyıda iki çocuk  yüzüyordu . (yüzmek: Suda ilerlemek) »  Koyunun derisini  yüzdüler . (yüzmek: Derisini çıkarmak, soymak)